boundless opportunities
sınırsuz fırsatlar
boundless creativity
sınırsuz yaratıcılık
boundless energy
sınırsuz enerji
boundless enthusiasm
sınırsuz heves
boundless possibilities
sınırsuz olasılıklar
a galaxy of boundless young talent.
sınır tanımayan genç yeteneklerin bir evreni.
He is a man of apparently boundless optimism.
O, görünüşte sınırsız iyimserliğe sahip bir adamdır.
enthusiasts who devote boundless energy to their hobby.
hobilerine sınırı olmayan enerji adayan hevesliler.
The masses have boundless creative power.
Kitlelerin sınırsız yaratıcı gücü var.
I admire her boundless energy.
Sınırısız enerjisini takdir ediyorum.
An individual is only a tiny grain in the vast sea;it is the masses of people that are the boundless ocean.
Bir birey sadece geniş denizde küçük bir tanedir; sınırsız okyanus insan kütlesidir.
The spunky, fortitudinous heroine ántonia, the boundless Nebraska prairie and the struggle of the immigrants in the frontier all greatly impress the reader.
Cesur, yılmaz kahraman Antonia, sınırsız Nebraska bozkırı ve sınır hattındaki göçmenlerin mücadelesi okuyucuyu derinden etkiliyor.
The notion advocated by Buddhism, boundless compassion and uncontainable pity, is the best method to set up a harmonious relation between persons.
Budizm tarafından savunulan sınırsız şefkat ve durdurulamaz merhamet, insanlar arasında uyumlu bir ilişki kurmanın en iyi yoludur.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir