brambles

[US]/bræmzəlz/
[UK]/braməlz/
Frequency: Very High

Translation

n. dikenli çalılar veya dikenli gövde ve yapraklara sahip bitkiler, özellikle böğürtlenler.

Phrases & Collocations

brambles grow

böğürtlenler büyür

thorny brambles

dikenli böğürtlenler

brambles path

böğürtlen yolu

clear brambles

temiz böğürtlen

through brambles

böğürtlenler arasından

avoid brambles

böğürtlenlerden kaçın

in brambles

böğürtlenler içinde

cut brambles

böğürtlenleri kes

dense brambles

yoğun böğürtlen

wild brambles

vahşi böğürtlen

Example Sentences

the path was overgrown with brambles.

Patika, dikenlerle aşırı büyümüş haldeydi.

she carefully navigated through the brambles.

O, dikenliklerin arasından dikkatlice geçti.

brambles can be a nuisance in the garden.

Dikenler bahçede bir rahatsızlık kaynağı olabilir.

the children got stuck in the brambles while playing.

Çocuklar oynarken dikenliklere sıkıştı.

we picked blackberries from the brambles.

Dikenliklerden böğürtlen topladık.

he cleared the brambles to make space for new plants.

Yeni bitkiler için yer açmak için dikenleri temizledi.

brambles often attract wildlife to the garden.

Dikenler genellikle bahçeye yaban hayatını çeker.

she wore gloves to protect her hands from brambles.

Ellerini dikenlerden korumak için eldiven giydi.

the brambles grew thicker as we walked further.

Daha fazla yürüdükçe dikenler daha da kalınlaştı.

he stumbled into the brambles and scratched his leg.

Dikenliklere takıldı ve bacağını çizdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now