branchlet

[US]/ˈbrɑːn(t)lɛt/
[UK]/ˈbrænʃlɪt/

Translation

n. Bir ağacın veya çalıların küçük bir dalı veya sürgünü.
Word Forms

Phrases & Collocations

branchlet growth

şubelet büyümesi

tiny branchlet

minik şubelet

twig branchlet

çıta şubeleti

branchlet tips

şubelet uçları

prune branchlets

şubeletleri budala

branchlet leaves

şubelet yaprakları

new branchlets

yeni şubeletler

dead branchlets

ölü şubeletler

branchlet buds

şubelet sürgünleri

fruiting branchlets

meyve veren şubeletler

Example Sentences

the branchlet swayed gently in the breeze.

Dal parçası hafif bir esintiyle nazikçe hareket etti.

a branchlet can grow into a new tree if planted properly.

Uygun şekilde dikildiğinde bir dal parçası yeni bir ağaca dönüşebilir.

the gardener trimmed the branchlet to promote growth.

Bahçıvan, büyümeyi teşvik etmek için dal parçasını budadı.

we found a small branchlet on our hike.

Yürüyüşümüzde küçük bir dal parçası bulduk.

the branchlet had delicate leaves sprouting from it.

Dal parçası üzerinde narin yapraklar filizleniyordu.

she used a branchlet to sketch the outline of a tree.

Ağacın ana hatlarını çizmek için bir dal parçası kullandı.

each branchlet represents a different season of growth.

Her dal parçası büyümenin farklı bir mevsimini temsil eder.

the artist painted a branchlet with vibrant colors.

Sanatçı, canlı renklerle bir dal parçası çizdi.

the branchlet fell to the ground during the storm.

Dal parçası fırtına sırasında yere düştü.

the branchlet was covered in tiny blossoms.

Dal parçası minik çiçeklerle kaplıydı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now