brawn over brains
kuvvet zekâya karşı
raw brawn
ham güç
need brawn
kuvvet gerekiyor
show brawn
kuvvet göster
lacks brawn
kuvveti yok
pure brawn
saf güç
brawn and beauty
kuvvet ve güzellik
call for brawn
kuvvet çağırır
all brawn
hepsi güç
he relied on his brawn to lift the heavy box.
Ağır kutuyu kaldırabilmek için kendi fiziğine güvendi.
she admired his brawn and strength during the competition.
Rekabet sırasında onun fiziğine ve gücüne hayran kaldı.
brawn alone is not enough; you need brains too.
Sadece fizik yeterli değil; zekaya da ihtiyacın var.
his brawn helped him succeed in the physically demanding job.
Fiziği, fiziksel olarak zorlu işte başarılı olmasına yardımcı oldu.
they trained hard to combine brawn with skill.
Fiziği beceriyle birleştirmek için çok çalıştılar.
the athlete's brawn impressed the judges.
Atletin fiziği hakemleri etkiledi.
in the end, it was his brawn that won the match.
Sonunda maçı kazanmasını sağlayan onun fiziği oldu.
she used her brawn to help her friends move.
Arkadaşlarının taşınmasına yardım etmek için kendi fiziğini kullandı.
brawn and determination can overcome many obstacles.
Fizik ve kararlılık birçok engeli aşabilir.
his brawn made him a natural leader in the group.
Fiziği, grubun doğal bir lideri olmasını sağladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir