brightened

[US]/ˈbraɪtnəd/
[UK]/ˈbraɪtnəd/
Frequency: Very High

Translation

vmade bir şeyi daha parlak veya daha neşeli hale getirdi

Phrases & Collocations

brightened mood

aydınlanan ruh hali

brightened day

aydınlanan gün

brightened room

aydınlanan oda

brightened eyes

aydınlanan gözler

brightened smile

aydınlanan gülümseme

brightened future

aydınlanan gelecek

brightened outlook

aydınlanan bakış açısı

brightened hope

aydınlanan umut

brightened path

aydınlanan yol

brightened scene

aydınlanan sahne

Example Sentences

the child's smile brightened the room.

Çocuğun gülüşü odayı aydınlattı.

her presence brightened his day.

Onun varlığı onun gününü aydınlattı.

the sun brightened the landscape.

Güneş manzarayı aydınlattı.

his joke brightened the mood at the party.

Onun şakası partideki havayı aydınlattı.

the decorations brightened the festive atmosphere.

Süslemeler şenlikli havayı aydınlattı.

her compliments brightened my spirits.

Onun iltifatları moralimi aydınlattı.

the stars brightened the night sky.

Yıldızlar gece gökyüzünü aydınlattı.

his achievements brightened the family's reputation.

Onun başarıları ailenin itibarını aydınlattı.

the new paint brightened the old house.

Yeni boya eski evi aydınlattı.

listening to music brightened her afternoon.

Müzik dinlemek öğleden sonrasını aydınlattı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now