bummed out
üzgünüm
bummed about
üzgünüm
bummed for
üzgünüm
bummed me
üzgünüm
bummed news
üzgünüm
bummed face
üzgün yüz
bummed vibe
üzgün hava
bummed mood
üzgün ruh hali
bummed feelings
üzgün duygular
bummed look
üzgün görünüş
i'm really bummed about missing the concert.
konseri kaçırdığım için çok üzgünüm.
she was bummed when her vacation got canceled.
tatilinin iptal olduğunu öğrenince çok üzüldü.
he felt bummed after losing the game.
maçı kaybettikten sonra çok üzüldü.
i'm bummed that my favorite show was canceled.
en sevdiğim programın iptal olduğunu görünce çok üzüldüm.
she was bummed to find out her friend moved away.
arkadaşının taşındığını öğrenince çok üzüldü.
he was bummed about not getting the job.
işi alamadığı için çok üzüldü.
i'm bummed that i can't go to the party.
partiye gidemediğim için çok üzgünüm.
she felt bummed after her team lost the championship.
takımı şampiyonluğu kaybettikten sonra çok üzüldü.
he was bummed about the weather ruining the picnic.
havanın pikniği mahvettiği için çok üzüldü.
i'm bummed that i missed my friend's wedding.
arkadaşımın düğününü kaçırdığım için çok üzgünüm.
bummed out
üzgünüm
bummed about
üzgünüm
bummed for
üzgünüm
bummed me
üzgünüm
bummed news
üzgünüm
bummed face
üzgün yüz
bummed vibe
üzgün hava
bummed mood
üzgün ruh hali
bummed feelings
üzgün duygular
bummed look
üzgün görünüş
i'm really bummed about missing the concert.
konseri kaçırdığım için çok üzgünüm.
she was bummed when her vacation got canceled.
tatilinin iptal olduğunu öğrenince çok üzüldü.
he felt bummed after losing the game.
maçı kaybettikten sonra çok üzüldü.
i'm bummed that my favorite show was canceled.
en sevdiğim programın iptal olduğunu görünce çok üzüldüm.
she was bummed to find out her friend moved away.
arkadaşının taşındığını öğrenince çok üzüldü.
he was bummed about not getting the job.
işi alamadığı için çok üzüldü.
i'm bummed that i can't go to the party.
partiye gidemediğim için çok üzgünüm.
she felt bummed after her team lost the championship.
takımı şampiyonluğu kaybettikten sonra çok üzüldü.
he was bummed about the weather ruining the picnic.
havanın pikniği mahvettiği için çok üzüldü.
i'm bummed that i missed my friend's wedding.
arkadaşımın düğününü kaçırdığım için çok üzgünüm.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now