burled

[US]/bɜːrld/
[UK]/bərlt/
Frequency: Very High

Translation

v. bir şeyden düğümü kaldırmak (geçmiş zaman ve geçmiş particip).

Phrases & Collocations

burled wood

sedefli ahşap

burled grain

sedef tanesi

burled finish

sedefli görünüm

burled table

sedefli masa

burled surface

sedefli yüzey

burled vase

sedefli vazoyu

burled bowl

sedefli kase

burled edge

sedefli kenar

burled panel

sedefli panel

burled accent

sedefli vurgu

Example Sentences

the burled wood adds a unique character to the furniture.

Kabartmalı ağaç, mobilyalara benzersiz bir karakter katar.

she admired the burled grain in the table's surface.

Masada yer alan kabartmalı taneye hayran kaldı.

burled trees are often used in high-end woodworking.

Kabartmalı ağaçlar, üst düzey ahşap işçiliğinde sıklıkla kullanılır.

he crafted a beautiful bowl from a burled piece of wood.

Kabartmalı bir ahşap parçası kullanarak güzel bir kase yaptı.

the artist showcased burled sculptures at the gallery.

Sanatçı, kabartmalı heykelleri galeride sergiledi.

burled wood is prized for its intricate patterns.

Kabartmalı ağaç, karmaşık desenleri nedeniyle değerlidir.

he found a burled branch while hiking in the forest.

Ormanda yürüyüş yaparken kabartmalı bir dal buldu.

the burled finish on the cabinet gave it an antique look.

Dolaptaki kabartmalı yüzey, ona antika bir görünüm kazandırdı.

burled veneers can enhance the beauty of any surface.

Kabartmalı kaplamalar, herhangi bir yüzeyin güzelliğini artırabilir.

he loves the feel of burled wood in his hands.

Ellerinde kabartmalı ahşap dokusunu sevdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now