burliness

[US]/ˈbɜːr.lɪnəs/
[UK]/ˈbɝː.lə.nis/

Translation

n. Kaba veya iri olma durumu; sağlamlık.

Phrases & Collocations

burliness factor

kaba faktör

burliness appeal

kaba çekicilik

burliness style

kaba stil

burliness charm

kaba çekim

burliness quality

kaba kalite

burliness image

kaba görüntü

burliness essence

kaba öz

burliness vibe

kaba hava

burliness attribute

kaba nitelik

burliness presence

kaba varlık

Example Sentences

his burliness made him a natural leader.

O kalınlığı, onu doğal bir lider yapıyordu.

the burliness of the tree trunk impressed everyone.

Ağaç gövdesinin kalınlığı herkesi etkiledi.

she admired his burliness and strength.

O, onun kalınlığına ve gücüne hayran kaldı.

his burliness was evident in his broad shoulders.

O kalınlığı geniş omuzlarında belirgindi.

the burliness of the athlete was intimidating to his opponents.

Atletin kalınlığı rakipleri için yıldırıcıydı.

despite his burliness, he was very agile.

Kalınlığına rağmen çok çevikti.

the burliness of the furniture gave the room a rustic charm.

Mobilyaların kalınlığı odaya rustik bir çekicilik kattı.

his burliness was a result of years of hard work.

O kalınlığı uzun yılların yoğun çalışmasının bir sonucu oldu.

many people envied his burliness and physique.

Birçok insan onun kalınlığına ve fiziğine gıpti.

the burliness of the bear was both fascinating and frightening.

Ayının kalınlığı hem büyüleyici hem de korkutucuydu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now