calvities

[US]/kælˈvɪtiːz/
[UK]/kalˈvɪtiz/

Translation

n. Kelli alanlar veya kellik.; Bir kişinin kel başı.

Phrases & Collocations

hair loss calvities

saç dökülmesi kellik

androgenic calvities

androjenik kellik

total calvities

tam kellik

patchy calvities

geçici kellik

male calvities

erkek kelliği

female calvities

kadın kelliği

genetic calvities

genetik kellik

severe calvities

şiddetli kellik

early calvities

erken kellik

temporary calvities

geçici kellik

Example Sentences

he started to notice calvities in his twenties.

yirmili yaşlarında kellikleri fark etmeye başladı.

calvities can be a sign of aging.

Kellik yaşlanmanın bir işareti olabilir.

many people seek treatments for their calvities.

Birçok insan kellikleri için tedavi arar.

genetics often play a role in calvities.

Genetikler genellikle kellikte rol oynar.

calvities can affect self-esteem.

Kellik özgüveni etkileyebilir.

he embraced his calvities with confidence.

Kelliğini güvenle kabul etti.

there are various products available for calvities.

Kellikler için çeşitli ürünler mevcuttur.

calvities is often discussed in men's health forums.

Kellikler genellikle erkek sağlığı forumlarında tartışılır.

some cultures view calvities as a sign of wisdom.

Bazı kültürler kelliği bilgeliğin bir işareti olarak görür.

he learned to style his hair to minimize the appearance of calvities.

Kelliğin görünümünü en aza indirmek için saçlarını şekillendirmeyi öğrendi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now