canoed down
Turkish_translation
they canoed
Turkish_translation
canoed across
Turkish_translation
canoeing trip
Turkish_translation
canoed swiftly
Turkish_translation
canoed away
Turkish_translation
canoed through
Turkish_translation
canoeing alone
Turkish_translation
canoed gently
Turkish_translation
canoed around
Turkish_translation
we canoed down the river, enjoying the beautiful scenery.
Nehirde kano ile indik, güzel manzaraların tadını çıkardık.
the children excitedly canoed across the lake.
Çocuklar heyecanla gölün karşısına kano ile geçtiler.
he skillfully canoed through the rapids.
O, şiddetli akıntılarda ustalıkla kano ile geçti.
they rented a canoe and explored the coastline.
Bir kano kiraladılar ve kıyı şeridini keşfettiler.
she gracefully canoed around the island.
O, adanın etrafında zarifçe kano ile dolaştı.
the experienced guide canoed ahead, showing us the way.
Deneyimli rehber, bize yolu göstererek önceden kano ile ilerledi.
we carefully canoed past the fallen tree.
Devrilen ağacın yanından dikkatlice kano ile geçtik.
the team canoed competitively in the race.
Takım, yarışta rekabetçi bir şekilde kano ile yarıştı.
they bravely canoed into the fog.
Sis içinde cesurca kano ile ilerlediler.
we practiced how to safely canoed in rough water.
Sert sularda güvenli bir şekilde kano kullanmayı nasıl yapacağımızı uygulamalı çalıştık.
the family canoed along the calm shoreline.
Aile, sakin kıyı şeridi boyunca kano ile gezindi.
canoed down
Turkish_translation
they canoed
Turkish_translation
canoed across
Turkish_translation
canoeing trip
Turkish_translation
canoed swiftly
Turkish_translation
canoed away
Turkish_translation
canoed through
Turkish_translation
canoeing alone
Turkish_translation
canoed gently
Turkish_translation
canoed around
Turkish_translation
we canoed down the river, enjoying the beautiful scenery.
Nehirde kano ile indik, güzel manzaraların tadını çıkardık.
the children excitedly canoed across the lake.
Çocuklar heyecanla gölün karşısına kano ile geçtiler.
he skillfully canoed through the rapids.
O, şiddetli akıntılarda ustalıkla kano ile geçti.
they rented a canoe and explored the coastline.
Bir kano kiraladılar ve kıyı şeridini keşfettiler.
she gracefully canoed around the island.
O, adanın etrafında zarifçe kano ile dolaştı.
the experienced guide canoed ahead, showing us the way.
Deneyimli rehber, bize yolu göstererek önceden kano ile ilerledi.
we carefully canoed past the fallen tree.
Devrilen ağacın yanından dikkatlice kano ile geçtik.
the team canoed competitively in the race.
Takım, yarışta rekabetçi bir şekilde kano ile yarıştı.
they bravely canoed into the fog.
Sis içinde cesurca kano ile ilerlediler.
we practiced how to safely canoed in rough water.
Sert sularda güvenli bir şekilde kano kullanmayı nasıl yapacağımızı uygulamalı çalıştık.
the family canoed along the calm shoreline.
Aile, sakin kıyı şeridi boyunca kano ile gezindi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir