carbine

[ABD]/'kɑːbaɪn/
[İngiltere]/'kɑrbaɪn/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. hafif, yarı otomatik veya otomatik tüfek, başlangıçta süvari tarafından kullanılan, aynı zamanda karabina olarak da bilinir.

Örnek Cümleler

He carried a carbine while on patrol.

Devriye sırasında bir carbine taşıdı.

The soldier aimed his carbine at the target.

Asker, carbine'ını hedefe doğrulttu.

She practiced shooting with a carbine at the range.

Ateş atışını bir carbine ile poligon da uyguladı.

The carbine was lightweight and easy to handle.

Carbine hafif ve kullanımı kolaydı.

They used carbines for hunting in the woods.

Onları ormanda avlamak için carbine kullandılar.

The police officer carried a carbine for extra protection.

Polis memuru ek koruma için bir carbine taşıdı.

The carbine had a scope for better accuracy.

Carbine daha iyi doğruluk için bir dürbün vardı.

Hunters often prefer carbines for their maneuverability.

Avcılar genellikle manevra kabiliyeti için carbine'ları tercih ederler.

The military issued carbines to the troops.

Askeri birliklere carbine verdi.

She cleaned her carbine after a day of shooting.

Ateşli bir günün ardından carbine'ını temizledi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir