a baggage carousel in an airport.
bir havaalanında bagaj karuseli.
Riding on a carousel makes you feel dizzy.
Bir dönme dolaba binmek başınızı döndürebilir.
This approach alone has made it possible to design a smaller rinser carousel than in the past.
Bu yaklaşım tek başına, geçmişe göre daha küçük bir durulama karuseli tasarlamayı mümkün kıldı.
The children enjoyed riding the carousel at the fair.
Çocuklar fuarda dönme dolaba binmekten keyif aldılar.
The carousel at the amusement park was beautifully decorated with lights.
Eğlence parkındaki dönme dolap, ışıklarla güzel bir şekilde dekore edilmişti.
She felt nostalgic when she saw the old carousel in the park.
Parkta eski dönme dolabı görünce nostaljik hissetti.
The music playing on the carousel was cheerful and catchy.
Dönme dolapta çalınan müzik neşeli ve akıldaydı.
The carousel spun slowly, giving riders a gentle and relaxing experience.
Dönme dolap yavaşça döndü ve binicilere nazik ve rahatlatıcı bir deneyim yaşattı.
The carousel horses were beautifully painted in bright colors.
Dönme dolap atları parlak renklerle güzel bir şekilde boyanmıştı.
The carousel operator made sure all safety measures were in place before starting the ride.
Dönme dolap operatörü, turu başlatmadan önce tüm güvenlik önlemlerinin yerinde olduğundan emin oldu.
The carousel is a popular attraction at the carnival every year.
Dönme dolap her yıl karnavalda popüler bir cazbedici unsurdur.
The children lined up eagerly for their turn on the carousel.
Çocuklar dönme dolaba binmek için heyecanla kuyruğa girdiler.
The lights on the carousel lit up the night sky with a magical glow.
Dönme dolaptaki ışıklar, gece gökyüzünü büyülü bir parıltıyla aydınlattı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir