cavalries

[US]/ˈkævlri/
[UK]/ˈkævlri/
Frequency: Very High

Translation

n. atlı savaşan bir askeri birim; zırhlı askeri birim

Example Sentences

The cavalry charged into battle.

Süvari birlikleri savaşa doğru şarj yaptı.

The cavalry rode on horseback through the fields.

Süvari birlikleri at üzerinde tarlalardan geçti.

The cavalry unit was known for their speed and agility.

Süvari birliği hızları ve çeviklikleriyle tanınıyordu.

The cavalry played a crucial role in the military campaign.

Süvari, askeri seferde önemli bir rol oynadı.

The cavalry used their swords and lances in combat.

Süvari, çatışmalarda kılıçlarını ve mızraklarını kullandı.

The cavalry was deployed to reinforce the front lines.

Süvari, ön hatları güçlendirmek için konuşlandırıldı.

The cavalry rode into the sunset, their silhouettes against the orange sky.

Süvari, turuncu gökyüzüne karşı siluetleriyle gün batımına doğru yolculuk etti.

The cavalry regiment was well-trained and disciplined.

Süvari alayı iyi eğitimli ve disiplinliydi.

The enemy was taken by surprise when the cavalry appeared on the horizon.

Süvari ufukta göründüğünde düşman şaşkına döndü.

The cavalry was known for their bravery and fearlessness in battle.

Süvari, savaşta cesaretleriyle ve korkusuzluklarıyla tanınıyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now