A cloud of dust on the horizon announced the arrival of the cavalryman.
Ufukta beliren toz bulutu, akıncının gelişimini duyurdu.
The cavalryman rode his horse into battle.
Akıncı, atıyla savaşa girdi.
The cavalryman wore a uniform with pride.
Akıncı, üniformasını gururla giyiyordu.
The cavalryman trained diligently for combat.
Akıncı, çatışma için sıkı bir şekilde eğitim aldı.
The cavalryman carried a sword and a shield.
Akıncı, bir kılıç ve bir kalkan taşıdı.
The cavalryman charged fearlessly towards the enemy.
Akıncı, düşmana korkusuzca doğru ilerledi.
The cavalryman led his troops with courage.
Akıncı, askerlerini cesaretle yönetti.
The cavalryman was known for his bravery in battle.
Akıncı, savaşta gösterdiği cesaretiyle tanınıyordu.
The cavalryman's horse galloped swiftly across the field.
Akıncının atı, tarlada hızla dört nala koştu.
The cavalryman's helmet gleamed in the sunlight.
Akıncının kaskı, güneş ışığında parlıyordu.
The cavalryman's duties included reconnaissance and patrols.
Akıncının görevleri arasında keşif ve devriyeler bulunuyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir