clapperclawing

[US]/ˈklæpəˌklɔːɪŋ/
[UK]/ˈklæpərˌklɔːɪŋ/

Translation

v. sertçe azarlamak veya eleştirmek; birine tırmalamak veya pençelemek.

Phrases & Collocations

clapperclawing cat

tüylerini patlatarak kedi

clapperclawing at

tüylerini patlatarak

clapperclawing noise

tüylerini patlatarak gelen ses

clapperclawing action

tüylerini patlatarak yapılan eylem

clapperclawing behavior

tüylerini patlatarak davranış

clapperclawing sound

tüylerini patlatarak ses

clapperclawing instinct

tüylerini patlatarak içgüdü

clapperclawing playfully

oynar gibi tüylerini patlatarak

clapperclawing fiercely

hararetle tüylerini patlatarak

Example Sentences

he was clapperclawing with his friends at the park.

O parkta arkadaşlarıyla birlikte pençeyle oynamaktaydı.

the children enjoyed clapperclawing during their playtime.

Çocuklar oyun zamanlarında pençeyle oynamaktan keyif aldılar.

she found the clapperclawing quite amusing.

Pençeyle oynamayı oldukça eğlenceli buldu.

the dogs were clapperclawing in the backyard.

Köpekler bahçede pençeyle oynuyorlardı.

they were clapperclawing over a game of tag.

Etiket oyununda pençeyle oynuyorlardı.

clapperclawing is common among playful kittens.

Pençeyle oynamak, oyuncu kediler arasında yaygındır.

the siblings were clapperclawing in the living room.

Kardeşler oturma odasında pençeyle oynuyorlardı.

he laughed at the clapperclawing of the puppies.

Yavru köpeklerin pençeyle oynamasına güldü.

clapperclawing can sometimes lead to minor injuries.

Pençeyle oynamak bazen küçük yaralanmalara yol açabilir.

the kids were clapperclawing, but it was all in good fun.

Çocuklar pençeyle oynuyorlardı, ama hepsi iyi eğlenceydi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now