cloakroom

[US]/'kləʊkruːm/
[UK]/'klokrum/
Frequency: Very High

Translation

n. palto ve şapka saklamak için bir oda; bagaj saklamak için bir yer; bir tuvalet.
Word Forms

Example Sentences

She left her coat in the cloakroom.

O, paltosunu sokaçta bıraktı.

The cloakroom attendant took our bags.

Sokaç görevlisi çanta/çantalarımızı aldı.

I need to grab my umbrella from the cloakroom.

Sokaçtan şemsiyemi almam gerekiyor.

The cloakroom is located near the entrance.

Sokaç girişin yakınında bulunuyor.

Please check your belongings in the cloakroom.

Lütfen sokaçta eşyalarınızı kontrol edin.

The cloakroom is for guests to store their coats and bags.

Sokaç, misafirlerin paltolarını ve çantalarını saklamak içindir.

He forgot to pick up his hat from the cloakroom.

Şapkasını sokaçtan almayı unuttu.

The cloakroom is crowded during intermission.

Sokaç, aralarda kalabalık oluyor.

The cloakroom fee is included in the ticket price.

Sokaç ücreti bilet fiyatına dahildir.

Don't forget to retrieve your items from the cloakroom before leaving.

Sokaçtan ayrılmadan önce eşyalarınızı almayı unutmayın.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now