coddles children
çocukları şımartır
coddles pets
evcil hayvanları şımartır
coddles adults
yetişkinleri şımartır
coddles feelings
duyguları şımartır
coddles emotions
duyguları şımartır
coddles students
öğrencileri şımartır
coddles partners
ortakları şımartır
coddles friends
arkadaşları şımartır
coddles oneself
kendini şımartır
coddles the weak
zaayıfları şımartır
the mother coddles her children, making them feel special.
anne, çocuklarını şımartır, özel olduklarını hissettirir.
he coddles his pets, giving them treats every day.
o, evcil hayvanlarını şımartır, onlara her gün ödül verir.
some parents coddle their kids too much, hindering their independence.
bazı ebeveynler çocuklarını çok fazla şımartır, onların bağımsızlıklarını engeller.
she coddles her plants, ensuring they get enough sunlight and water.
o, bitkilerini şımartır, yeterli güneş ışığı ve su aldıklarından emin olur.
he tends to coddle his friends, always offering help.
o, arkadaşlarına karşı şımartma eğilimindedir, her zaman yardım teklif eder.
the coach coddles the star player, allowing him to skip practice.
antrenör, yıldız oyuncuyu şımartır, antrenmanlara katılmamasına izin verir.
he coddles his younger sister, always defending her.
o, küçük kız kardeşini şımartır, her zaman onu savunur.
she coddles herself with spa days and relaxation time.
o, kendisini spa günleriyle ve dinlenme zamanıyla şımartır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir