cohabits

[US]/kəʊˈhæbɪts/
[UK]/koʊˈhæbɪts/
Frequency: Very High

Translation

v. birlikte yaşamak ve bir evi paylaşmak, genellikle evli olmadan

Phrases & Collocations

cohabits peacefully

barış içinde yaşar

cohabits happily

mutlu bir şekilde yaşar

cohabits together

birlikte yaşar

cohabits well

iyi yaşar

cohabits openly

açıkça yaşar

cohabits legally

yasal olarak yaşar

cohabits freely

özgürce yaşar

cohabits comfortably

rahatça yaşar

cohabits responsibly

sorumlu bir şekilde yaşar

cohabits long-term

uzun vadede yaşar

Example Sentences

they cohabit in a small apartment in the city.

Şehirde küçük bir apartta birlikte yaşıyorlar.

many couples choose to cohabit before marriage.

Birçok çift evlenmeden önce birlikte yaşamayı tercih ediyor.

she prefers to cohabit rather than rush into marriage.

Evliliğe acele etmektense birlikte yaşamayı tercih ediyor.

they have been cohabiting for over three years now.

Şimdiye kadar üç yıldan fazla birlikte yaşıyorlar.

living together can be a test for those who cohabit.

Birlikte yaşamak, birlikte yaşayanlar için bir sınav olabilir.

some people believe that cohabiting helps strengthen relationships.

Bazı insanlar birlikte yaşamanın ilişkileri güçlendirmeye yardımcı olduğuna inanıyor.

they decided to cohabit to save on living expenses.

Yaşam masraflarından tasarruf etmek için birlikte yaşamaya karar verdiler.

cohabiting can bring both benefits and challenges.

Birlikte yaşamak hem avantajlar hem de zorluklar getirebilir.

it's important to discuss finances when cohabiting.

Birlikte yaşarken mali konuları konuşmak önemlidir.

they cohabit harmoniously despite their differences.

Farklarına rağmen uyum içinde birlikte yaşıyorlar.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now