cold-related

[US]/[kəʊld rɪˈleɪtɪd]/
[UK]/[kold riˈleɪtɪd]/
Frequency: Very High

Translation

adj. Soğuk sıcaklıklara ilişkin ya da soğuk sıcaklıkların neden olduğu; soğuklukta zarar görebilen.
n. Soğuk sıcaklıklara ilişkin ya da soğuk sıcaklıkların neden olduğu şeyler.

Phrases & Collocations

cold-related symptoms

soğukla ilişkili belirtiler

cold-related illness

soğukla ilişkili hastalık

cold-related exposure

soğukla ilişkili maruziyet

cold-related risk

soğukla ilişkili risk

cold-related prevention

soğukla ilişkili önleme

cold-related medication

soğukla ilişkili ilaç

cold-related fatigue

soğukla ilişkili yorgunluk

cold-related cough

soğukla ilişkili öksürük

cold-related fever

soğukla ilişkili ateş

cold-related aches

soğukla ilişkili ağrılar

Example Sentences

i have a cold and need to rest.

Soğukluktan dolayı dinlenmeme gerek var.

the weather is cold enough to freeze.

Hava donmaya yeterince soğuk.

she's feeling cold and wrapped herself in a blanket.

Soğuk hissetti ve kendini bir battaniyeye sardı.

he's got a bad cold and can't go to work.

İyi bir soğuk hastalığı var ve işe gidemiyor.

the lake water is too cold to swim in.

Göl suyu yüzmek için çok soğuk.

the wind made it feel even colder outside.

Rüzgar dışarıda daha da soğuk hissettirdi.

i'm cold, so i'll put on a sweater.

Soğuk hissediyorum, bu yüzden bir pulover giyeyim.

the coffee is cold; i'll make a new one.

Kahve soğuk, yeni bir tane yapacağım.

the room was cold and drafty.

Oda soğuk ve hafif esen bir hava vardı.

he gave her a cold stare.

O ona soğuk bir bakış attı.

the soda was cold and refreshing.

Soda soğuk ve tazeleyiciydi.

the steel is cold to the touch.

Çelik dokunulduğunda soğuk hissediliyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now