coldnesses

[US]/ˈkəʊldnəsɪz/
[UK]/ˈkoʊldnəsɪz/

Translation

n. soğuk olma durumu veya kalitesi; sıcaklık veya coşku eksikliği

Phrases & Collocations

emotional coldnesses

duygusal soğukluklar

social coldnesses

toplumsal soğukluklar

personal coldnesses

kişisel soğukluklar

interpersonal coldnesses

bireyler arası soğukluklar

cultural coldnesses

kültürel soğukluklar

physical coldnesses

fiziksel soğukluklar

psychological coldnesses

psikolojik soğukluklar

climate coldnesses

iklim soğuklukları

environmental coldnesses

çevresel soğukluklar

Example Sentences

her coldnesses made it hard for others to get close.

Onun soğuk tavırları başkalarının yaklaşmasını zorlaştırdı.

he often hides his feelings behind coldnesses.

O sık sık duygularını soğuk tavırlarının arkasına saklar.

coldnesses can create distance in relationships.

Soğuk tavırları ilişkilerde mesafe yaratabilir.

she expressed her coldnesses through her body language.

O soğuk tavırlarını beden diliyle ifade etti.

his coldnesses were a defense mechanism.

Onun soğuk tavırları bir savunma mekanizmasıydı.

they noticed the coldnesses in her tone.

Onlar ses tonunda soğuk tavırlarını fark ettiler.

coldnesses can be mistaken for indifference.

Soğuk tavırları kayıtsızlık olarak yorumlanabilir.

addressing coldnesses is important for emotional health.

Soğuk tavırlarıyla başa çıkmak duygusal sağlık için önemlidir.

his coldnesses often left others feeling rejected.

Onun soğuk tavırları başkalarının kendilerini reddedilmiş hissetmelerine neden oldu.

understanding the reasons behind coldnesses can improve communication.

Soğuk tavırların ardındaki nedenleri anlamak iletişimi geliştirebilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now