colludes with
ortaklık kurar
colludes secretly
gizlice ortaklık kurar
colludes openly
açıkça ortaklık kurar
colludes against
karşıya ortaklık kurar
colludes together
birlikte ortaklık kurar
colludes frequently
sık sık ortaklık kurar
colludes unlawfully
kanunsuz bir şekilde ortaklık kurar
colludes publicly
kamuoyunda ortaklık kurar
colludes silently
sessizce ortaklık kurar
colludes subtly
ince bir şekilde ortaklık kurar
the politician colludes with business leaders for personal gain.
politiker, kişisel çıkarı elde etmek için iş liderleriyle işbirliği yapıyor.
he colludes with his friends to cheat on the exam.
o, sınavda hile yapmak için arkadaşlarıyla işbirliği yapıyor.
the companies collude to fix prices in the market.
şirketler, piyasada fiyatları sabitlemek için işbirliği yapıyor.
they believe the two firms collude to eliminate competition.
rekabeti ortadan kaldırmak için iki şirketin işbirliği yaptığını düşünüyorlar.
the investigation revealed that he colludes with criminal organizations.
soruşturma, onun suç örgütleriyle işbirliği yaptığını ortaya çıkardı.
she colludes with her coworkers to complete the project early.
o, projeyi erken bitirmek için iş arkadaşlarıyla işbirliği yapıyor.
the report suggests that colludes are common in the industry.
rapor, işbirliğinin sektörde yaygın olduğunu gösteriyor.
they collude secretly to undermine the company's leadership.
şirketin liderliğini zayıflatmak için gizlice işbirliği yapıyorlar.
authorities are investigating whether he colludes with foreign agents.
yetkililer, onun yabancı ajanlarla işbirliği yapıp yapmadığını araştırıyor.
it's illegal for companies to collude in this manner.
şirketlerin bu şekilde işbirliği yapması yasa dışı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir