colourlessness

[ABD]/[ˈkʌlərˌlɪsnəs]/
[İngiltere]/[ˈkʌlərˌlɪsnəs]/

Çeviri

n. renksizlik durumu ya da niteliği; renksizlik; canlılık ya da ilgi eksikliği; samimi olmayış
Word Forms

İfadeler ve Kalıplar

colourlessness pervades

Reneksizlik hâkimdir

displaying colourlessness

Reneksizlik göstermek

sense of colourlessness

Reneksizlik hissi

utter colourlessness

Müthiş bir reneksizlik

avoid colourlessness

Reneksizliği kaçınmak

marked colourlessness

Belirgin reneksizlik

with colourlessness

Reneksizlikle birlikte

feeling colourlessness

Reneksizlik hissi

despite colourlessness

Reneksizliğe rağmen

inherent colourlessness

Doğal reneksizlik

Örnek Cümleler

the artist sought to convey a sense of bleakness through the painting's colourlessness.

Sanatçı, resmin renksizliğini kullanarak umutsuzluk hissi iletmeyi amaçladı.

the report highlighted the colourlessness of the company's branding and marketing materials.

Rapor, şirketin markalama ve pazarlama malzemelerinin renksizliğini vurguladı.

despite the vibrant setting, the protagonist's personality lacked any warmth or colourlessness.

Renkli ortamına rağmen, ana karakterin kişiliğinde ısısızlık ya da renksizlik yoktu.

the film's colourlessness contributed to its stark and unsettling atmosphere.

Filmin renksizliği, sert ve rahatsız edici bir atmosfer yaratmaya katkı sağladı.

the author used colourlessness as a symbol of emotional detachment in the novel.

Yazar, romanın içinde duygusal kopukluk sembolü olarak renksizliği kullandı.

the landscape photography showcased the stark beauty of the desert's colourlessness.

Landskape fotoğrafçılığı, çölüne ait renksizliğin sert güzelliğini sergiledi.

the child's drawing, while charming, suffered from a certain colourlessness.

Çocuğun resmi, cazip olsa da belirli bir renksizlikten muzdarip oldu.

the interior design aimed to avoid colourlessness by incorporating neutral tones.

İç mekân tasarımı, nötr tonlar kullanarak renksizlikten kaçınmayı hedefledi.

the politician's speech was criticized for its colourlessness and lack of passion.

Siyasî figürün konuşması, renksizliği ve tutarsızlığı nedeniyle eleştirildi.

the scientist noted the colourlessness of the mineral sample under examination.

Bilim insanı, inceleme altındaki mineral örneğin renksizliğini not etti.

the play's minimalist set design emphasized the characters' inner colourlessness.

Oyunun minimalist sahne tasarımı, karakterlerin içsel renksizliğini vurguladı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir