| Plural | comminations |
commination notice
bildirim
commination order
emir
commination clause
madde
commination warning
uyarı
commination procedure
prosedür
commination form
form
commination requirement
gereklilik
commination policy
politika
commination statement
bildiri
commination process
süreç
his commination was a serious warning.
onun azarı ciddi bir uyarıydı.
the commination of the contract was unexpected.
sözleşmenin ihtarının beklenmedik olması.
she delivered a commination to the team.
takıma bir ihtar iletti.
the commination in his voice was clear.
sesindeki ihtar nettidi.
they faced a commination if they failed to comply.
uymazlarsa bir ihtar ile karşı karşıya kaldılar.
his commination was meant to motivate the group.
onun azarı grubun motivasyonunu sağlamayı amaçlıyordu.
the judge issued a commination against the defendant.
hakim sanığa karşı bir ihtar yayınladı.
her commination was not taken seriously by the others.
onun azarı diğerleri tarafından ciddiye alınmadı.
ignoring his commination could lead to consequences.
onun ihtarını görmezden gelmek sonuçlara yol açabilir.
the commination was a turning point in the negotiations.
ihtar, müzakerelerde bir dönüm noktasıydı.
commination notice
bildirim
commination order
emir
commination clause
madde
commination warning
uyarı
commination procedure
prosedür
commination form
form
commination requirement
gereklilik
commination policy
politika
commination statement
bildiri
commination process
süreç
his commination was a serious warning.
onun azarı ciddi bir uyarıydı.
the commination of the contract was unexpected.
sözleşmenin ihtarının beklenmedik olması.
she delivered a commination to the team.
takıma bir ihtar iletti.
the commination in his voice was clear.
sesindeki ihtar nettidi.
they faced a commination if they failed to comply.
uymazlarsa bir ihtar ile karşı karşıya kaldılar.
his commination was meant to motivate the group.
onun azarı grubun motivasyonunu sağlamayı amaçlıyordu.
the judge issued a commination against the defendant.
hakim sanığa karşı bir ihtar yayınladı.
her commination was not taken seriously by the others.
onun azarı diğerleri tarafından ciddiye alınmadı.
ignoring his commination could lead to consequences.
onun ihtarını görmezden gelmek sonuçlara yol açabilir.
the commination was a turning point in the negotiations.
ihtar, müzakerelerde bir dönüm noktasıydı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir