commiserative remarks
başsağlığı dileği
commiserative tone
acıyarak söylenen ton
commiserative gesture
acıyarak yapılan hareket
commiserative attitude
acıyarak sergilenen tutum
commiserative expression
acıyarak ifade edilen yüz ifadesi
commiserative words
başsağlığı sözleri
commiserative conversation
başsağlığı konuşması
commiserative support
başsağlığı desteği
commiserative message
başsağlığı mesajı
commiserative visit
başsağlığı ziyareti
his commiserative nature made him a good friend during tough times.
onun acı veren doğası, zor zamanlarda onu iyi bir arkadaş yaptı.
she offered a commiserative smile after hearing the bad news.
kötü haberi duydunktan sonra acı veren bir gülümseme sundu.
the commiserative remarks from her colleagues helped ease her pain.
iş arkadaşları tarafından yapılan acı veren yorumlar, onun acısını hafifletmeye yardımcı oldu.
they shared a commiserative glance during the sad movie.
üzücü film sırasında acı veren bir bakış paylaştılar.
his commiserative comments showed he truly understood her struggles.
acı veren yorumları, mücadelelerini gerçekten anladığını gösterdi.
at the funeral, everyone exchanged commiserative words of comfort.
cenazede, herkes birbirleriyle acı veren teselli sözleri değişti.
she wrote a commiserative letter to her friend who lost a pet.
bir evcil hayvanını kaybeden arkadaşına acı veren bir mektup yazdı.
the commiserative atmosphere in the room was palpable.
odadaki acı veren atmosfer elle tutulur cinstendi.
he felt a commiserative bond with those who faced similar challenges.
benzer zorluklarla karşılaşanlarla acı veren bir bağ kurduğunu hissetti.
her commiserative tone made the conversation more heartfelt.
onun acı veren tonu konuşmayı daha içten yaptı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir