comodidad

[US]/[ko.mo.ði.ˈðað]/
[UK]/[ko.mo.ði.ˈðað]/

Translation

n. fiziksel ya da zihinsel rahatlık hâli; ağrı veya sorunlardan kurtulma; yaşamı daha kolay ya da konforlu yapan bir şey; zorluklardan kurtulma ya da rahatlık

Example Sentences

la comodidad de mi hogar es lo que más valoro.

Evimin konforu en çok değer verdiğim şeydir.

prefiero trabajar desde casa por comodidad.

Konfor nedeniyle evden çalışmayı tercih ederim.

este sofá ofrece máxima comodidad.

Bu kanepe maksimum konfor sunar.

la comodidad del cliente es nuestra prioridad.

Müşterinin konforu bizim önceliğimizdir.

necesitamos más comodidad en esta oficina.

Bu ofiste daha fazla konfora ihtiyacımız var.

el hotel garantiza comodidad y lujo.

Otel konfor ve lüksü garanti altına alır.

por comodidad, elegí el vuelo directo.

Konfor nedeniyle doğrudan uçuşu seçtim.

esta silla no ofrece ninguna comodidad.

Bu sandalye hiçbir konfor sunmaz.

la comodidad de uso es excelente.

Kullanım konforu harikadır.

busco comodidad en mi vida diaria.

Günlük hayatımда konfor arıyorum.

el diseño prioriza la comodidad del usuario.

Tasarım kullanıcı konforunu öncelikler.

aprecio la comodidad de tener todo cerca.

Hemen her şeyin yakınında olmasının konforunu değerliyorum.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now