complexifies the process
süreçleri karmaşıklaştırır
complexifies the situation
durumu karmaşıklaştırır
complexifies the system
sistemi karmaşıklaştırır
complexifies the issue
sorunu karmaşıklaştırır
complexifies the task
görevi karmaşıklaştırır
complexifies the design
tasarımı karmaşıklaştırır
complexifies the model
modeli karmaşıklaştırır
complexifies the analysis
analizi karmaşıklaştırır
complexifies the relationship
ilişkiyi karmaşıklaştırır
complexifies the equation
denklemi karmaşıklaştırır
his explanation complexifies the issue rather than clarifying it.
Bu açıklaması durumu netleştirmek yerine daha da karmaşık hale getiriyor.
the new regulations complexifies the process of obtaining permits.
Yeni düzenlemeler, izin alma sürecini daha da karmaşık hale getiriyor.
adding more variables complexifies the mathematical model.
Daha fazla değişken eklemek, matematiksel modeli daha da karmaşık hale getiriyor.
her decision complexifies the dynamics of the team.
Kararı, ekibin dinamiklerini daha da karmaşık hale getiriyor.
the situation complexifies with each new development.
Her yeni gelişmeyle birlikte durum daha da karmaşık hale geliyor.
introducing new technology complexifies the training process.
Yeni teknolojinin tanıtımı, eğitim sürecini daha da karmaşık hale getiriyor.
the plot of the movie complexifies as it unfolds.
Filmin konusu geliştiği gibi daha da karmaşık hale geliyor.
his behavior complexifies the relationship between the two parties.
Davranışları, iki taraf arasındaki ilişkiyi daha da karmaşık hale getiriyor.
increased competition complexifies the market landscape.
Artan rekabet, pazar manzarasını daha da karmaşık hale getiriyor.
the merger complexifies the company's structure.
Birleşme, şirketin yapısını daha da karmaşık hale getiriyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir