concaved surface
girintili yüzey
concaved shape
girintili şekil
concaved edge
girintili kenar
concaved lens
girintili lens
concaved mirror
girintili ayna
concaved bowl
girintili kase
concaved area
girintili alan
concaved profile
girintili profil
concaved region
girintili bölge
concaved design
girintili tasarım
the bowl was concaved, making it perfect for holding soup.
kabartma şeklindeki kap, çorba tutmak için mükemmeldi.
the artist created a concaved sculpture that drew much attention.
Sanatçı, çok dikkat çeken kabartmalı bir heykel yarattı.
her concaved cheeks gave her a unique appearance.
Kabartma yanakları ona benzersiz bir görünüm kazandırdı.
the concaved design of the chair provides better comfort.
Sandalyesinin kabartmalı tasarımı daha iyi konfor sağlar.
the concaved mirror reflects a wider view of the room.
Kabartmalı ayna, odanın daha geniş bir görünümünü yansıtır.
the concaved surface of the lens helps in focusing light.
Merceğin kabartmalı yüzeyi ışığı odaklamaya yardımcı olur.
the concaved roof design improves the building's aerodynamics.
Kabartmalı çatı tasarımı, yapının aerodinamiğini iyileştirir.
he noticed the concaved area on the surface of the water.
Suyun yüzeyindeki çukur alanı fark etti.
the concaved shape of the dish allows for better heat retention.
Tencerenin çukur şekli daha iyi ısı tutulmasını sağlar.
her concaved posture indicated that she was feeling unwell.
Kabartma duruşu, kendini kötü hissettiğini gösteriyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir