condensing steam
yoğunlaşan buhar
condensing gas
yoğunlaşan gaz
condensing unit
yoğuşma ünitesi
condensing temperature
yoğuşma sıcaklığı
condensing process
yoğuşma işlemi
condensing boiler
yoğuşmalı kazan
condensing mechanism
yoğuşma mekanizması
condensing heat
yoğuşma ısısı
condensing phase
yoğuşma fazı
condensing vapor
yoğuşan buhar
condensing the information will help us understand it better.
bilgiyi yoğunlaştırmak anlamamızı daha iyi hale getirmemize yardımcı olacak.
the scientist is condensing the gas into a liquid.
bilim insanı gazı sıvıya yoğunlaştırıyor.
condensing your thoughts can improve your writing.
düşüncelerinizi yoğunlaştırmak yazınızı geliştirebilir.
they are condensing the project timeline to meet the deadline.
proje zaman çizelgesini son tarihi karşılamak için yoğunlaştırıyorlar.
condensing the data will make the analysis easier.
verileri yoğunlaştırmak analizi daha kolay hale getirecek.
she spent hours condensing her research into a presentation.
saatlerce araştırmasını bir sunuma yoğunlaştırmak için harcadı.
condensing the story helped maintain the audience's interest.
hikayeyi yoğunlaştırmak, izleyicinin ilgisini korumaya yardımcı oldu.
he is condensing his findings into a concise report.
buluntularını öz bir rapora yoğunlaştırıyor.
condensing the lessons learned will benefit future projects.
çıkarılan dersleri yoğunlaştırmak, gelecekteki projeler için faydalı olacaktır.
they are condensing the book into a short summary.
kitabı kısa bir özete yoğunlaştırıyorlar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir