muscle constriction
kasılma
artery constriction
atardamar daralması
airway constriction
hava yolu daralması
The constriction in her chest made it hard to breathe.
Göğsündeki sıkışma nefes almayı zorlaştırdı.
Muscle constriction can be a result of dehydration.
Kasların sıkışması dehidrasyonun bir sonucu olabilir.
The snake uses constriction to suffocate its prey.
Yılan, avını boğmak için sıkıştırmayı kullanır.
Emotional constriction can lead to psychological issues.
Duygusal sıkışma psikolojik sorunlara yol açabilir.
The tight constriction of the blood vessels caused numbness in his fingers.
Kan damarlarının sıkı sıkışması parmaklarında uyuşmaya neden oldu.
Yoga can help relieve muscle constriction and tension.
Yoga kasların sıkışmasını ve gerginliğini gidermeye yardımcı olabilir.
Severe constriction of the airways requires immediate medical attention.
Hava yollarının ciddi sıkışması acil tıbbi müdahale gerektirir.
The constriction of civil liberties during wartime is a common occurrence.
Savaş zamanında sivil özgürlüklerin kısıtlanması yaygın bir durumdur.
Stress can lead to constriction of blood vessels and increased blood pressure.
Stres kan damarlarının sıkışmasına ve kan basıncının yükselmesine yol açabilir.
The constriction of resources forced the company to downsize.
Kaynakların kısıtlanması şirketin küçülmeye zorlamasına neden oldu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir