contradictories

[US]/ˌkɒntrəˈdɪktəriz/
[UK]/ˌkɑːntrəˈdɪktəriz/

Translation

n. karşıt veya çatışma içinde olan şeyler

Phrases & Collocations

contradictories exist

çelişkiler var

contradictories arise

çelişkiler ortaya çıkıyor

contradictories emerge

çelişkiler ortaya çıkıyor

contradictories persist

çelişkiler devam ediyor

contradictories clash

çelişkiler çarpışıyor

contradictories abound

çelişkiler her yerde mevcut

contradictories reveal

çelişkiler ortaya çıkarıyor

contradictories noted

çelişkiler not edildi

contradictories analyzed

çelişkiler analiz edildi

contradictories discussed

çelişkiler tartışıldı

Example Sentences

his actions are often contradictories to his words.

davranışları genellikle sözlerine ters düşüyor.

the two statements are clear contradictories.

iki ifade açık bir şekilde çelişkilidir.

in philosophy, we often discuss contradictories.

felsefede genellikle çelişkileri tartışırız.

she tends to express contradictories in her arguments.

tartışmalarında genellikle çelişkiler ifade etme eğilimindedir.

understanding contradictories can enhance critical thinking.

çelişkileri anlamak eleştirel düşünmeyi geliştirebilir.

his beliefs are full of contradictories.

inançları çelişkilerle dolu.

we need to resolve these contradictories in our discussion.

bu çelişkileri tartışmamızda çözmemiz gerekiyor.

contradictories can lead to confusion in communication.

çelişkiler iletişimde kafa karışıklığına yol açabilir.

identifying contradictories is essential in logical reasoning.

mantıksal akıl yürütmede çelişkileri belirlemek önemlidir.

they presented contradictories that puzzled the audience.

seyircinin kafasını karıştıran çelişkiler sundular.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now