contrapuntal

[US]/ˌkɒntrə'pʌnt(ə)l/
[UK]/ˌkɑntrə'pʌntl/
Frequency: Very High

Translation

adj. karşıt noktaların kullanımı ile karakterize edilen

Phrases & Collocations

contrapuntal music

kontrapunkt müzik

contrapuntal texture

kontrapunkt dokusu

Example Sentences

Bach's music is known for its contrapuntal complexity.

Bach'ın müziği, karşıtenörlü karmaşıklığıyla tanınır.

The fugue is a contrapuntal musical form.

Fuga, karşıtenörlü bir müzik formudur.

The contrapuntal lines in the composition create a rich texture.

Kompozisyondaki karşıtenörlü çizgiler zengin bir doku yaratır.

The composer used contrapuntal techniques to weave together different melodies.

Besteci, farklı melodileri bir araya getirmek için karşıtenörlü teknikler kullandı.

Contrapuntal writing requires careful attention to each voice part.

Karşıtenörlü yazım, her ses parçasının dikkatli bir şekilde ele alınmasını gerektirir.

The contrapuntal interplay between the instruments was mesmerizing.

Enstrümanlar arasındaki karşıtenörlü etkileşim büyüleyiciydi.

The contrapuntal harmony added depth to the musical arrangement.

Karşıtenörlü uyum, müzik düzenlemesine derinlik kattı.

The contrapuntal structure of the piece showcases the composer's skill.

Parçanın karşıtenörlü yapısı, bestecinin becerisini sergiliyor.

Contrapuntal counterpoint is a hallmark of Baroque music.

Karşıtenörlü karşıtlık, Barok müziğinin bir özelliğidir.

The contrapuntal style of the composition creates a sense of intricate beauty.

Kompozisyonun karşıtenörlü tarzı, karmaşık bir güzellik hissi yaratır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now