contraries

[US]/ˈkɒntrəriz/
[UK]/ˈkɑntrɛriz/
Frequency: Very High

Translation

n. zıtlar veya karşıt fikirler; zıt taraf veya yön; çelişkili önermeler

Phrases & Collocations

contraries attract

zıtlar birbirini çeker

contraries collide

zıtlar çarpışır

contraries exist

zıtlar vardır

contraries unite

zıtlar birleşir

contraries oppose

zıtlar karşı koyar

contraries balance

zıtlar dengeler

contraries combine

zıtlar birleşir

contraries interact

zıtlar etkileşir

contraries reflect

zıtlar yansıtır

contraries resolve

zıtlar çözülür

Example Sentences

in philosophy, we often discuss the contraries of good and evil.

felsefede, sık sık iyinin ve kötünün zıtlarını tartışırız.

his views are contraries to mine on many issues.

onun görüşleri birçok konuda benimkinden zittir.

we must learn to embrace contraries to achieve balance.

denge sağlamak için zıtları benimsemeyi öğrenmeliyiz.

contraries can often lead to a deeper understanding of a topic.

zıtlar genellikle bir konunun daha derinlemesine anlaşılmasını sağlayabilir.

she argued that contraries are essential for creative thinking.

zıtların yaratıcı düşünce için gerekli olduğunu savundu.

in nature, contraries like light and darkness coexist.

doğada, ışık ve karanlık gibi zıtlar bir arada var olur.

understanding contraries helps us appreciate the complexity of life.

zıtları anlamak, hayatın karmaşıklığını takdir etmemize yardımcı olur.

he often finds inspiration in the contraries of his experiences.

sık sık deneyimlerinin zıtlarında ilham bulur.

contraries in opinions can spark healthy debates.

fikirlerdeki zıtlıklar sağlıklı tartışmaları ateşleyebilir.

she believes that contraries are necessary for personal growth.

zıtların kişisel gelişim için gerekli olduğuna inanır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now