convincible argument
ikna edici argüman
convincible evidence
ikna edici kanıt
convincible reason
ikna edici neden
convincible claim
ikna edici iddia
convincible theory
ikna edici teori
convincible point
ikna edici nokta
convincible testimony
ikna edici ifade
convincible solution
ikna edici çözüm
convincible perspective
ikna edici bakış açısı
convincible conclusion
ikna edici sonuç
she is quite convincible when presenting her ideas.
fikrini sunarken oldukça ikna edici.
his arguments were not very convincible.
onun argümanları pek ikna edici değildi.
they found her explanation to be convincible.
onun açıklamasını ikna edici buldular.
it's important to be convincible in a debate.
bir tartışmada ikna edici olmak önemlidir.
she presented a convincible case for her proposal.
teklifi için ikna edici bir vaka sundu.
his performance in the meeting was convincible.
toplantıdaki performansı ikna ediciydi.
to be convincible, you must have solid evidence.
ikna edici olmak için sağlam kanıtlarınız olması gerekir.
the scientist's findings were convincible to the audience.
bilim insanının bulguları dinleyiciler için ikna ediciydi.
she has a convincible way of explaining complex topics.
karmaşık konuları açıklama konusunda ikna edici bir yolu var.
his story was convincible enough to win the jury's favor.
hikayesi jüri'nin beğenisini kazanmak için yeterince ikna ediciydi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir