corruptible

[US]/kə'rʌptəbl/
[UK]/kə'rʌptəbl/
Frequency: Very High

Translation

adj. yolsuzluğa duyarlı

Example Sentences

Power can be corruptible if not checked.

Güç, kontrol edilmezse yozlaşabilir.

The corruptible nature of politics is a common topic of discussion.

Politikanın yozlaşabilir doğası, tartışılacak yaygın bir konudur.

Money is often seen as a corruptible influence in society.

Para, toplumda genellikle yozlaşırıcı bir etken olarak görülür.

Some people are more corruptible than others due to their moral compass.

Bazı insanlar, ahlaki pusulaları nedeniyle diğerlerinden daha yozlaşabilir.

The system needs to be transparent to prevent corruptible behavior.

Yozlaşmış davranışları önlemek için sistemin şeffaf olması gerekir.

Corruptible individuals often seek personal gain at the expense of others.

Yozlaşabilir kişiler genellikle başkalarının zararına kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar.

Corruptible practices can erode trust in institutions.

Yozlaşırıcı uygulamalar, kurumlara olan güveni sarsabilir.

It's important to have checks and balances in place to prevent corruptible tendencies.

Yozlaşma eğilimlerini önlemek için kontrol ve denge mekanizmalarının olması önemlidir.

Corruptible environments can breed unethical behavior.

Yozlaşırıcı ortamlar, etik olmayan davranışların yayılmasına neden olabilir.

Education and awareness can help combat corruptible practices.

Eğitim ve bilinçlendirme, yozlaşırıcı uygulamakarlayla mücadeleye yardımcı olabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now