he was able to cozen a profit.
kâr elde etmeyi başardı.
cozen sb. (out) of sth.
birinden/bir şeyden haksız yoldan malını alıp kaçırmak
do not think to cozen your contemporaries.
Çağdaşlarınızı aldatmaya çalışmayın.
cozen sb. into doing sth.
birini bir şey yapmaya kandırmak/aldatmak
A clever lawyer can cozen the prisoner into an admission of guilt.
Zeki bir avukat, mahkumu suçlu itirafına kandırabilir.
Her uncle cozened her out of her inheritance.
Dayısı onu mirasıyla dolandırdı.
he was able to cozen a profit.
kâr elde etmeyi başardı.
cozen sb. (out) of sth.
birinden/bir şeyden haksız yoldan malını alıp kaçırmak
do not think to cozen your contemporaries.
Çağdaşlarınızı aldatmaya çalışmayın.
cozen sb. into doing sth.
birini bir şey yapmaya kandırmak/aldatmak
A clever lawyer can cozen the prisoner into an admission of guilt.
Zeki bir avukat, mahkumu suçlu itirafına kandırabilir.
Her uncle cozened her out of her inheritance.
Dayısı onu mirasıyla dolandırdı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir