crassitude

[US]/ˈkræsɪtjuːd/
[UK]/ˈkræsɪˌtud/

Translation

n. kaba veya edebe aykırı olma durumu; sertlik veya duyarsızlık.
Word Forms

Phrases & Collocations

crassitude behavior

kaba davranış

crassitude remarks

kaba yorumlar

crassitude attitude

kaba tutum

crassitude display

kaba sergileme

crassitude expression

kaba ifade

crassitude culture

kaba kültür

crassitude comments

kaba yorumlar

crassitude jokes

kaba şakalar

crassitude speech

kaba konuşma

crassitude humor

kaba mizah

Example Sentences

his crassitude was evident during the meeting.

Onun kabası toplantı sırasında belirgindi.

she couldn't believe his crassitude in such a formal setting.

O, bu kadar resmi bir ortamda onun kabalığına inanamadı.

many people were offended by his crassitude.

Birçok insan onun kabalığından rahatsız oldu.

his crassitude often alienates his friends.

Onun kabalığı genellikle arkadaşlarını yabancılaştıran bir durumdur.

she tried to overlook his crassitude for the sake of friendship.

O, arkadaşlık adına onun kabalığını gözden kaçırmaya çalıştı.

his crassitude was a stark contrast to her elegance.

Onun kabalığı, onun zarafetiyle keskin bir tezat oluşturuyordu.

they were shocked by his crassitude at the dinner party.

Onlar, akşam yemeği partisinde onun kabalığına şaşırdılar.

his crassitude showed a lack of respect for others.

Onun kabalığı başkalarına karşı saygısızlık gösterdiğini ortaya koydu.

people often mistake his crassitude for humor.

İnsanlar genellikle onun kabalığını mizahla karıştırırlar.

her comments were filled with crassitude and insensitivity.

Onun yorumları kabalık ve duyarsızlıkla doluydu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now