creaky door
gıcırtılı kapı
creaky floorboards
gıcırtılı zemin tahtaları
creaky old chair
gıcırtılı eski sandalye
the country's creaky legal system.
ülkenin gıcırtılı yasal sistemi.
I climbed the creaky stairs.
Gıcırtılı merdivenleri tırmandım.
Rich dad stood and shut the creaky old wooden window that needed repair. If you learn this lesson, you will grow into a wise, wealthy and happy young man.
Zengin baba ayağa kalktı ve tamir edilmesi gereken gıcırtılı eski ahşap pencereyi kapattı. Bu dersi öğrenirseniz, bilge, zengin ve mutlu genç bir adama dönüşeceksiniz.
The old house had a creaky staircase.
Eski evde gıcırtılı bir merdiven vardı.
The door hinges were creaky and needed oiling.
Kapı menteşeleri gıcırdıyordu ve yağlanmaya ihtiyacı vardı.
The old wooden floorboards were creaky underfoot.
Eski ahşap zemin tahtaları ayakların altında gıcırdıyordu.
The rusty gate swung open with a creaky sound.
Paslı bahçe kapısı gıcırtılı bir sesle açıldı.
The old rocking chair was creaky but comfortable.
Eski sallanan sandalye gıcırtılıydı ama rahatı.
The creaky ceiling fan needed to be replaced.
Gıcırtılı tavan vantilatörü değiştirilmesi gerekiyordu.
The creaky floorboards gave away their presence in the dark.
Gıcırtılı zemin tahtaları karanlıkta varlıklarını ele verdi.
The creaky old car struggled to start in the cold weather.
Gıcırtılı eski araba soğuk havada çalıştırılmakta zorlandı.
The creaky sound of the door closing echoed through the empty house.
Kapının kapanmasıyla gelen gıcırtılı ses, boş evde yankılandı.
The creaky old chair collapsed under his weight.
Gıcırtılı eski sandalye ağırlığının altında çöktü.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir