crisply

[US]/'krispli/
[UK]/ˈkrɪsplɪ/
Frequency: Very High

Translation

adv. keskin ve temiz bir şekilde; hızlı ve kararlı bir şekilde.

Example Sentences

The leaves rustled crisply in the autumn breeze.

Yapraklar sonbahar esintisinde çıtırtıyla hışırdıyordu.

She folded the letter crisply and put it in an envelope.

O mektubu dikkatlice katlayıp bir zarfa koydu.

The chef fried the fish fillet until it was crisply golden.

Şef, balık filetosunu çıtırtı çıkacak kadar kızarttı.

The new book had crisp, crisply written prose.

Yeni kitapta keskin, dikkatlice yazılmış bir üslup vardı.

The toast was crisply browned and ready to eat.

Tost, çıtırtı çıkacak kadar kahverengi olmuş ve yenmeye hazırdı.

He wore a crisply ironed shirt to the job interview.

İşe gitmek için görüşmeye, ütülü bir gömlek giydi.

The teacher's instructions were crisply delivered, leaving no room for confusion.

Öğretmenin talimatları net bir şekilde verildi, kafa karışıklığına yer bırakmadı.

The snow crunched crisply under our boots as we walked through the forest.

Ormanda yürürken botlarımızın altında kar çıtırtıyla ses çıkarıyordu.

The detective's suit was crisply tailored, giving him a professional appearance.

Dedektifin takım elbisesi kusursuz bir şekilde dikilmişti, bu da ona profesyonel bir görünüm kazandırıyordu.

The package was wrapped crisply with a bow on top.

Paket, üstünde bir kurdele ile dikkatlice sarıldı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now