road crisscrosses
yol kesişiyor
path crisscrosses
yol kesişiyor
line crisscrosses
çizgi kesişiyor
wire crisscrosses
tel kesişiyor
river crisscrosses
nehir kesişiyor
network crisscrosses
ağ kesişiyor
design crisscrosses
tasarım kesişiyor
pattern crisscrosses
desen kesişiyor
tracks crisscrosses
izler kesişiyor
streets crisscrosses
sokaklar kesişiyor
the roads crisscrosses through the mountains, creating a beautiful landscape.
Dağların arasından geçen yollar, güzel bir manzara oluşturuyor.
the rivers crisscrosses the city, providing a scenic view.
Şehri geçen nehirler, manzaralı bir görünüm sağlıyor.
the paths crisscrosses the park, making it easy to explore.
Parkı geçen yollar, keşfetmeyi kolaylaştırıyor.
the wires crisscrosses above our heads, creating a web of connections.
Teller, başımızın üstünde birbirini keserek bağlantı ağı oluşturuyor.
the trains crisscrosses the country, linking major cities.
Trenler ülkeyi kat ederek büyük şehirleri birbirine bağlıyor.
the streets crisscrosses in a confusing pattern.
Sokaklar kafa karıştırıcı bir şekilde birbirini kesiyor.
the paths crisscrosses the forest, offering various hiking options.
Ormanı geçen yollar, çeşitli yürüyüş seçenekleri sunuyor.
the lines crisscrosses on the map, showing different routes.
Harita üzerinde farklı rotaları gösteren çizgiler birbirini kesiyor.
the cables crisscrosses the ceiling, supporting the lighting system.
Tavanı geçen kablolar, aydınlatma sistemini destekliyor.
the paths crisscrosses in the garden, creating a maze.
Bahçede yollar birbirini keserek bir labirent oluşturuyor.
road crisscrosses
yol kesişiyor
path crisscrosses
yol kesişiyor
line crisscrosses
çizgi kesişiyor
wire crisscrosses
tel kesişiyor
river crisscrosses
nehir kesişiyor
network crisscrosses
ağ kesişiyor
design crisscrosses
tasarım kesişiyor
pattern crisscrosses
desen kesişiyor
tracks crisscrosses
izler kesişiyor
streets crisscrosses
sokaklar kesişiyor
the roads crisscrosses through the mountains, creating a beautiful landscape.
Dağların arasından geçen yollar, güzel bir manzara oluşturuyor.
the rivers crisscrosses the city, providing a scenic view.
Şehri geçen nehirler, manzaralı bir görünüm sağlıyor.
the paths crisscrosses the park, making it easy to explore.
Parkı geçen yollar, keşfetmeyi kolaylaştırıyor.
the wires crisscrosses above our heads, creating a web of connections.
Teller, başımızın üstünde birbirini keserek bağlantı ağı oluşturuyor.
the trains crisscrosses the country, linking major cities.
Trenler ülkeyi kat ederek büyük şehirleri birbirine bağlıyor.
the streets crisscrosses in a confusing pattern.
Sokaklar kafa karıştırıcı bir şekilde birbirini kesiyor.
the paths crisscrosses the forest, offering various hiking options.
Ormanı geçen yollar, çeşitli yürüyüş seçenekleri sunuyor.
the lines crisscrosses on the map, showing different routes.
Harita üzerinde farklı rotaları gösteren çizgiler birbirini kesiyor.
the cables crisscrosses the ceiling, supporting the lighting system.
Tavanı geçen kablolar, aydınlatma sistemini destekliyor.
the paths crisscrosses in the garden, creating a maze.
Bahçede yollar birbirini keserek bir labirent oluşturuyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir