story culminates
hikaye doruk noktasına ulaşıyor
event culminates
etkinlik doruk noktasına ulaşıyor
journey culminates
seyahat doruk noktasına ulaşıyor
project culminates
proje doruk noktasına ulaşıyor
process culminates
süreç doruk noktasına ulaşıyor
effort culminates
çaba doruk noktasına ulaşıyor
discussion culminates
tartışma doruk noktasına ulaşıyor
performance culminates
performans doruk noktasına ulaşıyor
season culminates
sezon doruk noktasına ulaşıyor
tension culminates
gerilim doruk noktasına ulaşıyor
the project culminates in a grand presentation.
proje görkemli bir sunumla sonuçlanıyor.
her hard work culminates in a well-deserved promotion.
onun sıkı çalışması hak ettiği bir terfi ile sonuçlanıyor.
the festival culminates with a spectacular fireworks display.
festival muhteşem bir havai fişek gösterisi ile sonuçlanıyor.
this research culminates in significant findings.
bu araştırma önemli bulgularla sonuçlanıyor.
the story culminates in an unexpected twist.
hikaye beklenmedik bir olayla sonuçlanıyor.
his career culminates in a historic achievement.
kariyeri tarihi bir başarı ile sonuçlanıyor.
the training program culminates in a certification exam.
eğitim programı bir sertifikasyon sınavıyla sonuçlanıyor.
the concert culminates in a memorable finale.
konser unutulmaz bir finalle sonuçlanıyor.
the negotiations culminate in a successful agreement.
müzakereler başarılı bir anlaşmayla sonuçlanıyor.
her journey culminates in a life-changing experience.
seyahati hayat değiştiren bir deneyimle sonuçlanıyor.
story culminates
hikaye doruk noktasına ulaşıyor
event culminates
etkinlik doruk noktasına ulaşıyor
journey culminates
seyahat doruk noktasına ulaşıyor
project culminates
proje doruk noktasına ulaşıyor
process culminates
süreç doruk noktasına ulaşıyor
effort culminates
çaba doruk noktasına ulaşıyor
discussion culminates
tartışma doruk noktasına ulaşıyor
performance culminates
performans doruk noktasına ulaşıyor
season culminates
sezon doruk noktasına ulaşıyor
tension culminates
gerilim doruk noktasına ulaşıyor
the project culminates in a grand presentation.
proje görkemli bir sunumla sonuçlanıyor.
her hard work culminates in a well-deserved promotion.
onun sıkı çalışması hak ettiği bir terfi ile sonuçlanıyor.
the festival culminates with a spectacular fireworks display.
festival muhteşem bir havai fişek gösterisi ile sonuçlanıyor.
this research culminates in significant findings.
bu araştırma önemli bulgularla sonuçlanıyor.
the story culminates in an unexpected twist.
hikaye beklenmedik bir olayla sonuçlanıyor.
his career culminates in a historic achievement.
kariyeri tarihi bir başarı ile sonuçlanıyor.
the training program culminates in a certification exam.
eğitim programı bir sertifikasyon sınavıyla sonuçlanıyor.
the concert culminates in a memorable finale.
konser unutulmaz bir finalle sonuçlanıyor.
the negotiations culminate in a successful agreement.
müzakereler başarılı bir anlaşmayla sonuçlanıyor.
her journey culminates in a life-changing experience.
seyahati hayat değiştiren bir deneyimle sonuçlanıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir