dabbled in art
sanatla uğraştı
dabbled with music
müzikle uğraştı
dabbled in writing
yazmayla uğraştı
dabbled in cooking
yemek yapmayla uğraştı
dabbled in dance
dansla uğraştı
dabbled in sports
sporla uğraştı
dabbled in science
bilimle uğraştı
dabbled in photography
fotoğrafçılıkla uğraştı
dabbled in gardening
bahçecilikle uğraştı
dabbled in technology
teknolojiyle uğraştı
she dabbled in painting during her free time.
boş zamanlarında boyama ile uğraştı.
he has dabbled in various musical instruments.
çeşitli müzik aletleriyle uğraştı.
they dabbled in different cuisines while traveling.
seyahat ederken farklı mutfaklarla ilgilendi.
she dabbled in writing poetry as a hobby.
hobisi olarak şiir yazmaya meraklıydı.
he dabbled in photography before becoming a professional.
profesyonel olmadan önce fotoğrafçılıkla ilgilendi.
they dabbled in gardening last summer.
geçen yaz bahçecilikle ilgilendiler.
she dabbled in fashion design during college.
üniversitede moda tasarımıyla ilgilendi.
he dabbled in coding to build his own website.
kendi web sitesini oluşturmak için kodlamayla ilgilendi.
they dabbled in different sports to find their favorite.
favorilerini bulmak için farklı sporlarla ilgilendiler.
she dabbled in various forms of dance.
çeşitli dans türleriyle ilgilendi.
dabbled in art
sanatla uğraştı
dabbled with music
müzikle uğraştı
dabbled in writing
yazmayla uğraştı
dabbled in cooking
yemek yapmayla uğraştı
dabbled in dance
dansla uğraştı
dabbled in sports
sporla uğraştı
dabbled in science
bilimle uğraştı
dabbled in photography
fotoğrafçılıkla uğraştı
dabbled in gardening
bahçecilikle uğraştı
dabbled in technology
teknolojiyle uğraştı
she dabbled in painting during her free time.
boş zamanlarında boyama ile uğraştı.
he has dabbled in various musical instruments.
çeşitli müzik aletleriyle uğraştı.
they dabbled in different cuisines while traveling.
seyahat ederken farklı mutfaklarla ilgilendi.
she dabbled in writing poetry as a hobby.
hobisi olarak şiir yazmaya meraklıydı.
he dabbled in photography before becoming a professional.
profesyonel olmadan önce fotoğrafçılıkla ilgilendi.
they dabbled in gardening last summer.
geçen yaz bahçecilikle ilgilendiler.
she dabbled in fashion design during college.
üniversitede moda tasarımıyla ilgilendi.
he dabbled in coding to build his own website.
kendi web sitesini oluşturmak için kodlamayla ilgilendi.
they dabbled in different sports to find their favorite.
favorilerini bulmak için farklı sporlarla ilgilendiler.
she dabbled in various forms of dance.
çeşitli dans türleriyle ilgilendi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir