dabbles

[US]/ˈdæb.əlz/
[UK]/ˈdæb.əlz/
Frequency: Very High

Translation

v. bir etkinliğe sıradan veya yüzeysel bir şekilde katılmak; bir şeyin az bir miktarıyla ilgilenmek

Phrases & Collocations

dabbles in art

sanatla uğraşır

dabbles in music

müzikle uğraşır

dabbles with coding

kodlamayla uğraşır

dabbles in cooking

yemek pişirme ile uğraşır

dabbles in writing

yazmayla uğraşır

dabbles in gardening

bahçecilikle uğraşır

dabbles in photography

fotoğrafçılıkla uğraşır

dabbles in sports

sporla uğraşır

dabbles in fashion

moda ile uğraşır

dabbles in technology

teknolojiyle uğraşır

Example Sentences

she dabbles in painting during her free time.

boş zamanlarında resimle ilgileniyor.

he dabbles in various musical instruments.

boş zamanlarında çeşitli müzik aletleri çalıyor.

my sister dabbles in photography as a hobby.

kız kardeşim hobi olarak fotoğrafçılıkla ilgileniyor.

they dabbles in different cuisines while traveling.

seyahat ederken farklı mutfaklarla ilgileniyorlar.

she dabbles in writing poetry on the weekends.

hafta sonları şiir yazarak ilgileniyor.

he dabbles in gardening to relax.

rahatlamak için bahçecilikle ilgileniyor.

she dabbles in fashion design as a side project.

yan proje olarak moda tasarımıyla ilgileniyor.

he dabbles in coding to learn new skills.

yeni beceriler öğrenmek için kodlamayla ilgileniyor.

they dabbles in volunteering for community service.

topluluk hizmetleri için gönüllülük faaliyetlerinde bulunuyorlar.

she dabbles in different forms of dance.

çeşitli dans türleriyle ilgileniyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now