dangers

[US]/ˈdeɪndʒəz/
[UK]/ˈdeɪndʒərz/
Frequency: Very High

Translation

n.tehlikenin çoğul hali; zarar, acı vb. verebilecek şeyler veya insanlar; risk faktörleri; tehlikeler

Phrases & Collocations

hidden dangers

gizli tehlikeler

potential dangers

olası tehlikeler

serious dangers

ciddi tehlikeler

environmental dangers

çevresel tehlikeler

health dangers

sağlık tehlikeleri

safety dangers

güvenlik tehlikeleri

imminent dangers

yakın tehlikeler

grave dangers

ağır tehlikeler

financial dangers

mali tehlikeler

social dangers

sosyal tehlikeler

Example Sentences

there are many dangers in the jungle.

ormanda pek çok tehlike var.

he warned us about the dangers of swimming alone.

yüzmek için yalnız tehlikelerin farkında olmamızı sağladı.

understanding the dangers of climate change is crucial.

iklim değişikliğinin tehlikelerini anlamak çok önemlidir.

she faced the dangers of the city at night.

gece şehirdeki tehlikelerle karşı karşıya kaldı.

they discussed the dangers of driving while distracted.

dikkat dağılmış halde araç kullanmanın tehlikelerini konuştular.

parents should educate their children about online dangers.

ebeveynler çocuklarını çevrimiçi tehlikeler hakkında eğitmelidir.

there are hidden dangers in everyday products.

günlük ürünlerde gizli tehlikeler vardır.

we must acknowledge the dangers of misinformation.

yanlış bilgilendirmenin tehlikelerini kabul etmeliyiz.

he ignored the dangers and continued his risky behavior.

o tehlikeleri görmezden geldi ve riskli davranışlarına devam etti.

recognizing the dangers of addiction is the first step to recovery.

bağımlılığın tehlikelerini fark etmek iyileşmeye doğru atılan ilk adımdır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now