dazzles

[US]/ˈdæzlz/
[UK]/ˈdæzlz/
Frequency: Very High

Translation

n. parlak ışık; etkileyen bir şey
v. geçici olarak kör etmek; hayrete düşürmek; gösteriş yapmak

Phrases & Collocations

dazzles the crowd

kalabalığı büyüledi

dazzles with colors

renkleriyle büyüledi

dazzles in sunlight

güneş ışığında büyüledi

dazzles the stage

sahneyi büyüledi

dazzles the audience

seyircileri büyüledi

dazzles with talent

yeteneğiyle büyüledi

dazzles with brilliance

parlaklığıyla büyüledi

dazzles at night

geceyi büyüledi

dazzles with style

tarzıyla büyüledi

dazzles in fashion

modayla büyüledi

Example Sentences

the bright lights of the city dazzle visitors.

şehrin parlak ışıkları ziyaretçileri büyüleyicidir.

her performance dazzles the audience every time.

onun performansı her seferinde seyirciyi büyülüyor.

the diamond ring dazzles in the sunlight.

elmas yüzük güneş ışığında parıldıyor.

his talent for music truly dazzles everyone.

onun müziğe olan yeteneği herkesi büyülüyor.

the fireworks display dazzles the crowd at night.

gece havai fişek gösterisi kalabalığı büyüleyicidir.

the artist's work dazzles with vibrant colors.

sanatçının canlı renklerle büyüleyen çalışması.

the fashion show dazzles with stunning designs.

defile şaşırtıcı tasarımlarıyla büyüleyicidir.

the sunset over the ocean dazzles the onlookers.

deniz üzerindeki gün batımı seyircileri büyüleyicidir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now