| Plural | debs |
debate
tartışma
debt
borç
debit card
banka kartı
debris
moloz
debonair
yakışıklı
debrief
özet
debark
indirmek
debilitate
zayıflatmak
debt collector
borç tahsilatçı
My sister is a huge fan of Debussy's music.
Kardeşim Debussy'nin müziğinin büyük hayranı.
Debating different viewpoints is essential in academic discussions.
Farklı bakış açılarını tartışmak akademik tartışmalarda önemlidir.
The team had a heated debate about the new project proposal.
Takım, yeni proje önerisi hakkında hararetli bir tartışma yürüttü.
Debunking myths and misinformation is crucial in today's society.
Yanlış bilgileri ve yanlış yönlendirmeyi çürütmek günümüz toplumunda çok önemlidir.
The candidate's debating skills impressed the audience during the political debate.
Adayın tartışma becerileri, siyasi tartışma sırasında seyirciyi etkiledi.
Debating the pros and cons of a decision can lead to a better outcome.
Bir kararın artılarını ve eksilerini tartışmak daha iyi bir sonuca yol açabilir.
She is known for her ability to debunk popular misconceptions.
Yaygın yanlış anlamaları çürütme yeteneğiyle tanınıyor.
The debriefing session after the mission provided valuable insights for future operations.
Görevden sonra yapılan brifing oturumu, gelecekteki operasyonlar için değerli bilgiler sağladı.
The detective debriefed the witness to gather more information about the crime.
Dedektif, suçla ilgili daha fazla bilgi toplamak için tanığı sorguya çekti.
debate
tartışma
debt
borç
debit card
banka kartı
debris
moloz
debonair
yakışıklı
debrief
özet
debark
indirmek
debilitate
zayıflatmak
debt collector
borç tahsilatçı
My sister is a huge fan of Debussy's music.
Kardeşim Debussy'nin müziğinin büyük hayranı.
Debating different viewpoints is essential in academic discussions.
Farklı bakış açılarını tartışmak akademik tartışmalarda önemlidir.
The team had a heated debate about the new project proposal.
Takım, yeni proje önerisi hakkında hararetli bir tartışma yürüttü.
Debunking myths and misinformation is crucial in today's society.
Yanlış bilgileri ve yanlış yönlendirmeyi çürütmek günümüz toplumunda çok önemlidir.
The candidate's debating skills impressed the audience during the political debate.
Adayın tartışma becerileri, siyasi tartışma sırasında seyirciyi etkiledi.
Debating the pros and cons of a decision can lead to a better outcome.
Bir kararın artılarını ve eksilerini tartışmak daha iyi bir sonuca yol açabilir.
She is known for her ability to debunk popular misconceptions.
Yaygın yanlış anlamaları çürütme yeteneğiyle tanınıyor.
The debriefing session after the mission provided valuable insights for future operations.
Görevden sonra yapılan brifing oturumu, gelecekteki operasyonlar için değerli bilgiler sağladı.
The detective debriefed the witness to gather more information about the crime.
Dedektif, suçla ilgili daha fazla bilgi toplamak için tanığı sorguya çekti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir