defacing

[US]/dɪˈfeɪsɪŋ/
[UK]/dɪˈfeɪsɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. bir şeyin görünümüne zarar verme; bir şeyi daha az çekici hale getirme; birinin itibarını zedeleme

Phrases & Collocations

defacing property

mülk vandalizması

defacing images

resimleri çizen

defacing documents

belgeleri çizen

defacing walls

duvarları çizen

defacing public

kamuya ait şeyleri çizen

defacing signs

işaretleri çizen

defacing art

sanatı çizen

defacing vehicles

araçları çizen

defacing websites

web sitelerini çizen

defacing monuments

anıtları çizen

Example Sentences

the act of defacing public property is illegal.

Kamu malını çirkinleştirmek yasa dışıdır.

he was charged with defacing a historical monument.

Tarihi bir anıtı çirkinleştirmekle suçlandı.

defacing a work of art can result in severe penalties.

Bir sanat eserini çirkinleştirmek ağır sonuçlara yol açabilir.

they caught someone defacing the school walls.

Okul duvarlarını çirkinleştiren birini yakaladılar.

defacing currency is a federal offense.

Para birimini çirkinleştirmek federal bir suçtur.

community efforts are in place to prevent defacing local parks.

Yerel parkların çirkinleşmesini önlemek için topluluk çabaları yürütülüyor.

defacing signs can lead to confusion and danger.

İşaretleri çirkinleştirmek kafa karışıklığına ve tehlikeye yol açabilir.

she was upset about the defacing of her favorite mural.

En sevdiği duvar resminin çirkinleştirilmesinden dolayı üzgündü.

defacing a website can damage its reputation.

Bir web sitesini çirkinleştirmek itibarını zedeleyebilir.

they organized a campaign against defacing public art.

Kamu sanatının çirkinleşmesine karşı bir kampanya düzenlediler.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now