dehors la maison
placeholder
dehors le bureau
placeholder
dehors le parc
placeholder
dehors l'école
placeholder
dehors la voiture
placeholder
dehors le jardin
placeholder
dehors la ville
placeholder
dehors la fenêtre
placeholder
dehors le bâtiment
placeholder
dehors la porte
placeholder
we enjoyed a picnic dehors in the park.
parkta açık havada piknik yaptık.
the children played dehors while the sun was shining.
çocuklar güneş parıldarken açık havada oynadılar.
she prefers to work dehors to enjoy the fresh air.
taze havayı koklamak için açık havada çalışmayı tercih ediyor.
let's meet dehors for a cup of coffee.
kahve içmek için açık havada buluşalım.
he loves reading dehors under the trees.
açık havada ağaçların altında kitap okumayı seviyor.
they set up their tent dehors for the camping trip.
kamp gezisi için çadırlarını açık havada kurdular.
we had dinner dehors on the terrace.
terasta açık havada akşam yemeği yedik.
the dog likes to lie dehors in the sun.
köpek güneşte açık havada yatmaya bayılıyor.
she often jogs dehors in the morning.
sabahları sık sık açık havada koşuyor.
he enjoys painting paysages dehors.
açık havada manzara resimlerini yapmaktan keyif alıyor.
dehors la maison
placeholder
dehors le bureau
placeholder
dehors le parc
placeholder
dehors l'école
placeholder
dehors la voiture
placeholder
dehors le jardin
placeholder
dehors la ville
placeholder
dehors la fenêtre
placeholder
dehors le bâtiment
placeholder
dehors la porte
placeholder
we enjoyed a picnic dehors in the park.
parkta açık havada piknik yaptık.
the children played dehors while the sun was shining.
çocuklar güneş parıldarken açık havada oynadılar.
she prefers to work dehors to enjoy the fresh air.
taze havayı koklamak için açık havada çalışmayı tercih ediyor.
let's meet dehors for a cup of coffee.
kahve içmek için açık havada buluşalım.
he loves reading dehors under the trees.
açık havada ağaçların altında kitap okumayı seviyor.
they set up their tent dehors for the camping trip.
kamp gezisi için çadırlarını açık havada kurdular.
we had dinner dehors on the terrace.
terasta açık havada akşam yemeği yedik.
the dog likes to lie dehors in the sun.
köpek güneşte açık havada yatmaya bayılıyor.
she often jogs dehors in the morning.
sabahları sık sık açık havada koşuyor.
he enjoys painting paysages dehors.
açık havada manzara resimlerini yapmaktan keyif alıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir