environmental despoilations
çevresel talanlar
historical despoilations
tarihi talanlar
cultural despoilations
kültürel talanlar
natural despoilations
doğal talanlar
economic despoilations
ekonomik talanlar
urban despoilations
kentsel talanlar
systematic despoilations
sistematik talanlar
mass despoilations
kitlesel talanlar
illegal despoilations
yasa dışı talanlar
ongoing despoilations
devam eden talanlar
the despoilations of the forest have led to severe ecological damage.
Ormanların yağmalanması ciddi ekolojik hasara yol açtı.
historical despoilations remind us of the importance of preservation.
Tarihi yağmalanmalar, korumanın önemini bize hatırlatıyor.
despoilations during the war devastated many communities.
Savaş sırasındaki yağmalanmalar birçok topluluğu yerle bir etti.
the despoilations of cultural artifacts are a loss to humanity.
Kültürel eserlerin yağmalanması insanlık için bir kayıptır.
efforts to stop the despoilations of natural resources are crucial.
Doğal kaynakların yağmalanmasını durdurma çabaları çok önemlidir.
despoilations can lead to irreversible changes in the environment.
Yağmalanmalar, çevrede geri dönüşü olmayan değişikliklere yol açabilir.
many activists are fighting against the despoilations of their land.
Birçok aktivist, topraklarının yağmalanmasına karşı mücadele ediyor.
the despoilations of wildlife habitats threaten biodiversity.
Yaban hayatı yaşam alanlarının yağmalanması biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor.
despoilations of historical sites can erase cultural heritage.
Tarihi sitelerin yağmalanması kültürel mirası silebilir.
regulations are needed to prevent the despoilations of our oceans.
Okyanuslarımızın yağmalanmasını önlemek için düzenlemelere ihtiyaç vardır.
environmental despoilations
çevresel talanlar
historical despoilations
tarihi talanlar
cultural despoilations
kültürel talanlar
natural despoilations
doğal talanlar
economic despoilations
ekonomik talanlar
urban despoilations
kentsel talanlar
systematic despoilations
sistematik talanlar
mass despoilations
kitlesel talanlar
illegal despoilations
yasa dışı talanlar
ongoing despoilations
devam eden talanlar
the despoilations of the forest have led to severe ecological damage.
Ormanların yağmalanması ciddi ekolojik hasara yol açtı.
historical despoilations remind us of the importance of preservation.
Tarihi yağmalanmalar, korumanın önemini bize hatırlatıyor.
despoilations during the war devastated many communities.
Savaş sırasındaki yağmalanmalar birçok topluluğu yerle bir etti.
the despoilations of cultural artifacts are a loss to humanity.
Kültürel eserlerin yağmalanması insanlık için bir kayıptır.
efforts to stop the despoilations of natural resources are crucial.
Doğal kaynakların yağmalanmasını durdurma çabaları çok önemlidir.
despoilations can lead to irreversible changes in the environment.
Yağmalanmalar, çevrede geri dönüşü olmayan değişikliklere yol açabilir.
many activists are fighting against the despoilations of their land.
Birçok aktivist, topraklarının yağmalanmasına karşı mücadele ediyor.
the despoilations of wildlife habitats threaten biodiversity.
Yaban hayatı yaşam alanlarının yağmalanması biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor.
despoilations of historical sites can erase cultural heritage.
Tarihi sitelerin yağmalanması kültürel mirası silebilir.
regulations are needed to prevent the despoilations of our oceans.
Okyanuslarımızın yağmalanmasını önlemek için düzenlemelere ihtiyaç vardır.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now