deters

[US]/dɪˈtɜːrz/
[UK]/dɪˈtɜːrz/
Frequency: Very High

Translation

v. birinin bir şey yapmasını engellemek veya caydırmak

Phrases & Collocations

deters crime

suçları önler

deters theft

hırsızlığı önler

deters vandalism

vandalizmi önler

deters fraud

dolandırıcılığı önler

deters violence

şiddeti önler

deters cheating

hile yapmayı önler

deters aggression

agresyonu önler

deters pollution

kirliliği önler

deters harassment

tacizi önler

deters misconduct

yanlış davranışları önler

Example Sentences

strict laws deter crime in the community.

katı yasalar, toplumda suçtan caydırır.

high prices often deter consumers from buying luxury items.

yüksek fiyatlar, tüketicilerin lüks ürünler almasını sık sık engeller.

fear of failure can deter people from pursuing their dreams.

başarısızlık korkusu, insanların hayallerini gerçekleştirmelerini engelleyebilir.

effective marketing strategies can deter competitors.

etkili pazarlama stratejileri, rakipleri caydırabilir.

security measures are put in place to deter theft.

hırsızlığı önlemek için güvenlik önlemleri alınır.

harsh penalties are designed to deter reckless driving.

ağır cezalar, dikkatsiz sürüşü caydırmak için tasarlanmıştır.

education can deter youth from engaging in criminal activities.

eğitim, gençleri suç faaliyetlerine karışmaktan caydırabilir.

clear signage can deter littering in public spaces.

açık işaretler, kamusal alanlarda çöp atmayı önleyebilir.

community programs aim to deter gang involvement.

topluluk programları, çetelere karışmayı önlemeyi amaçlar.

proper fencing can deter wild animals from entering gardens.

uygun çitler, vahşi hayvanların bahçelere girmesini engelleyebilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now