devilishness in play
oyundaki şeytanlık
devilishness revealed
ortaya çıkan şeytanlık
devilishness at heart
kalbin derinliklerindeki şeytanlık
devilishness and charm
şeytanlık ve çekicilik
devilishness in disguise
kılık değiştirmiş şeytanlık
devilishness of youth
gençliğin şeytanlığı
devilishness personified
somutlaşmış şeytanlık
devilishness unleashed
serbest bırakılan şeytanlık
devilishness behind smiles
gülüşlerin ardındaki şeytanlık
devilishness in jest
şaka yollu şeytanlık
his devilishness was evident in his mischievous pranks.
Onun şeytanlığı, onun muzipliğiyle belirgindi.
she smiled with a hint of devilishness, plotting her next move.
Biraz şeytanlık ipucuyla gülümsedi, bir sonraki hamlesini planlıyordu.
the film's villain was characterized by his devilishness and charm.
Filmin kötü karakteri, şeytanlığı ve çekiciliğiyle karakterizeydi.
there was a devilishness in his eyes that made her uneasy.
Onun gözlerinde onu rahatsız eden bir şeytanlık vardı.
his devilishness often got him into trouble with his teachers.
Onun şeytanlığı, öğretmenleriyle başını belaya sokardı.
she had a devilishness about her that drew people in.
İnsanları kendine çeken bir şeytanlığı vardı.
his devilishness was masked by his innocent smile.
Onun şeytanlığı, masum bir gülümsemeyle gizleniyordu.
they laughed at his devilishness, knowing it was all in good fun.
Onun şeytanlığına güldüler, bunun sadece iyi eğlence olduğunu biliyorlardı.
with a touch of devilishness, he challenged the rules.
Biraz şeytanlıkla kuralları çiğnedi.
the devilishness of the prank left everyone in stitches.
Şakanın şeytanlığı herkesi kahkahalara boğdu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir